Richard Shilling



Taş Dile Gelirse...
Akıp duran bir deli derenin sakinlerindenim
Siyah gövdem beyaz
kamburumla, sade bir taşım.
Kimbilir ne zamandır buradayım, kaç yaşındayım?
Unutmak güzel...

Yaşlı ve büyük bir taşım işte, çocukları seven.
Gelip sırtıma otururlar bazı, aklım çıkar düşecekler diye.
Cansız saysanız da, yaşama sevinciyle ağır!
Dere yataklarımızdan koparıp, taş ocaklarında parçalasanız da;
çuvallara doldurup kiloyla satsanız da insanları seven...

Bir sözü vardır insanların “Taş olsa çatlar insan!”
Sanki duyguları yokmuş gibi bir taşın!
Oysa, tam tersi; insan olsaydı çoktan çatlardı taş...
Bakıp insanın doğaya yaptığına...

Yaşlı bir taşım işte, hatırlayınca yorgun...
Sular eskisi gibi değil, yarı gövdem derenin dışında.
Yeşil desen öyle mahsun, yaralı.
Gökyüzünü göremezdim eskiden, ne ağaçlardı onlar nefesin tutulur! Bir bir kestiler.
Pek gelmez oldu çocuklar, gölgede değilim artık belki de ondan.
Ya Karadeniz Alası ? * Vaktidir artık! Nerede kaldı?

Yine de güzel, ümit etmek...
Uzun bir kıştan sonra güneşi yüzümde hissetmek.
Tenimden süzülen sular, usul usul buharlaşırken;
bana ait bir şeylerin gökyüzüne ulaştığını düşleyip, gülümsemek...
İçimde bir kıpırtı, aşk dedikleri.
Belki de, bir balıktır o kıpırtı, geçerken yüreğime çarpan...
Dönmüştür deresine!
Derelerin Kardeşliği * adına !!!

Mayıs 2009 Esra Zeynep

* “Ülkemizin endemik türlerinden biri olan Karadeniz Alasının (Salmo Trutta Labrax Pallas 1811) İkizdere ve Fırtına derelerindeki başlıca yumurtlama alanlarının; kirlenme, kaçak avcılık ve dere yataklarının tahrip edilmesi sonucu bozulduğu tespit edilmiştir. “ E.Ü Su Ürünleri Dergisi

**Karadeniz bölgesindeki derelerin ve doğal hayatın çığlığı olmak üzere yola çıkan ve yılmadan büyük bir özveriyle mücadele veren Derelerin Kardeşliği Platformu’nu yürekten kutluyorum.





İzleyiciler

Bu Blogda Ara