Esra Zeynep
İçimden yazmak gelmez bazen…Kalemle göz göze gelmek bile istemem.Gitsin bulmaca çözsün: Üç harfli bir sözcük!Soldan sağa; yürekten memlekete:Can/Düş/Kor/Kül/Acı/Tuz/SonTek taraflı “aşk” mı yoksa?Kalem, üç harfliyi araya dursun;ben, kar körü… Boş kağıdın ıssızlığında.Kara haberlerin dağlayan ayazında,birlikte ve yalnız penguenler gibi.Kıpırtısız, ufuksuz…Ayak bastığım inançlar, hızla eriyor.
Ümitsizlik uykusunu getirir insanın.Kendini bıraksan donarak ölmek!Kalemimle bir ateş yakıp, ısınmalı.Ama ben; içimden gelmezse yazamam ki.Kalemin ucu; yüreğin ucu.“Yazsan ne olur, yazmasan ne olur?” kırılışında…
Yazsan ne olur?Bütün cümleler kurulmuş.Bütün sözcükler kullanılmış.Söylene söylene, anlamlarını yitirmiş.Meclisinde yumrukların konuştuğu ülkede, sözün değeri ne ola?Bak ne güzel temsil ediyor, milletvekilin seni!Uzun lafın kısası; tekme tokat yumruk ve küfürle.Sende lafı uzatacağına; al eline patlak bir teneke!Kalem yerine de bir tokmak: Vur ha vur!Yeni bir şey söylemiş olursun: Türkçenin bittiği yerde Tenekece!
Yazsan ne olur, kağıt uçağın kanatlarına?Her yazını, ilk yazın heyacanıyla uçursan da;hiç bir şeyi değiştiremeyeceksin…Kağıt uçağın, havalanırken düşecek.Onların gökyüzünün yüzü yok çoçuk!Ama…Ya düşmezse? Bir yüreğe konarsa…İşte bir “Ama” umuduna tutunurum 20 yıldır.Bazen yazmak, suya yazmaksa da; memleketin suyudur!Belki su akar; samanı önüne katar, şaştığı yolunu bulur.Ah benim yedi canlı umudum!Ya bir cümlem olsun; işe yararsa?Omuz verebilirse, bir dertlinin omuzuna.Ses olabilirse bir sessiz çığlığa…Bir eğriyi doğru kılabilirse… Kimbilir?Ümidi kestiğim anda, bir okur mektubu gelir.İçinde; ülkesine sevdalı bir yürek!Ekmeği gibi dürüst, onurlu, farkında…Tam ortasından bölmüş yollamış, kardeş payı!Dumanı tütüyor, sıcak! Gözlerin dolar, ısınırsın.Sağolsun; “Kalemine sağlık” demiş. Ne büyük onur.
Bugüne değin ne yazdıysam, okumanıza borçluyum!Sesimi, sesinize… Sağolasınız.Yazete’den havalanan, kağıt uçaklarımı da yakaladınız.Kanatlarının ucunu yakıp, bana geri gönderdiniz.Yalnız bırakmadınız, birlikte dertlendik; birlikte ümitlendik.Memleketin hallerine.İşte, bir yazı daha uçuruyorum!Sizin alnı ak; gök yüzünüze…
Sayın yolcularım!Kağıt uçağım, bugün umutsuzluğun hava boşluğuna düşebilir;ancak, yarın yeni bir gün… Yarından yakalayın!
